Yumurtalarınızı Dondurarak Anne Olabilirsiniz!

0
1

Hayatı birçoğumuz oldukça yoğun ve stresli bir koşuşturmaca içerisinde yaşıyoruz ve bu durum üreme hücrelerini yani yumurta ve sperm kalitesini de etkiliyor. Stresli yaşam, yoğun çalışma, kötü beslenme ve GDO’lu gıdalar yumurta ve sperm kalitesi üzerinde olumsuz etkilerde bulunuyor ve bu yıllar içerisinde ciddi boyutlara ulaşan sorunlara yol açıyor…

Özellikle 30 yaş ve sonrasında evli veya bekar bütün kadınların genel yumurtlama potansiyelini, yumurtalık rezervini ve doğurganlık indekslerini öğrenmeleri hem genel sağlık kontrolü olarak hem de üreme sağlığı açısından oldukça önem taşımakta. Son yasal düzenlemelerle yaşı ilerleyen ve yumurtalık rezervinin düştüğü görülen vakalarda yumurta dondurma işlemi yapılabilmekte. Bu işlemle daha ileriki dönemde yumurtaların iyice azalması veya tükenmesine bağlı olarak anne olma şansının kaybedilmemesi hedefleniyor. İşlemin uygun dönemde planlanması, profesyonel ellerde yüksek doz ilaç kullanılmadan, yan etkisiz bir şekilde hasta dostu protokollerle, o dönemki yumurtaların uyarılarak dondurma işlemine hazırlanması önem taşımakta. Yumurta dondurma işleminde düşük doz bir anestezi ile ağrı sızı hissetmeden işlem uygulanıyor. Bekar hastalar için de yapılan özel uygulamalarla herhangi bir sorun yaşanmayacak şekilde uygulama yapılabilmekte. Daha sonraki süreçte hastanın herhangi bir sorun yaşamaması için bu işlemin güvenilir, büyük hastanelerde yapılması çok önemli. Dondurma teknolojisinde hedef sadece yumurtayı dondurmak değil, yumurtalar çözüldükten sonra tüp bebek teknolojisiyle sağlıklı bir gebeliğin yüksek oranda elde edilebilmesi…

Genetik ve çevresel faktörler rol oynuyor

Doğurganlık potansiyelinin ve/veya yumurtalık rezervinin belirlenmesinde genetik faktörler de çevresel faktörler de önemli. Ancak esas olarak genetik yapı yumurtalık rezervinin belirlenmesinde ciddi bir öneme sahip. Bununla birlikte, yumurtalık rezervi yaşam şartlarından, beslenmeden, stresten, çevresel toksik maddelerden zaman içerisinde ciddi şekilde etkilenebilmekte fakat öyle genetik faktörler var ki ne yapılırsa yapılsın düzeltilemiyor. Bu tip durumlar ancak bir kadının tüp bebek teknolojileri uygulanarak, yumurtaları toplanıp, laboratuvarda adım adım işleme alınıp, analiz edildiğinde anlaşılabiliyor, fakat bu tür sıkıntılar çok sık bir yüzdede görülmemekte.

Dengeli beslenme önemli                                                                                            Yapılan birçok çalışma Akdeniz ve Ege mutfağının en doğru beslenme şekli olduğunu ve yumurta rezervlerini olumlu yönde etkilediğini ortaya koymakta. Mümkün oldukça hamur-işi ve yağlı gıdalardan kaçınılması önemli. Ayrıca trans yağ içeren yiyecekler fertilite için olumsuz etki yapmakta, kızartılarak hazırlanan yiyeceklerde ise yüksek oranda trans yağ mevcut.  Protein yönünden zengin beslenmek doğurganlık potansiyeli için önem taşımakta. Doğal beslenen hayvan etleri proteinin yanı sıra vitamin ve demir açısından, yeşil yapraklı sebzeler, koyu renkli meyve ve sebzeler de antioksidan açısından zengin. Ayrıca fazla miktarda çay kahve tüketiminden ve gazlı içeceklerden de doğurganlık üzerinde olumsuz etki yarattıkları için kaçınılmalı. İyi bir yumurta rezervi ve doğurganlık potansiyeli için sağlıklı beslenmek, stres faktörlerini en aza indirmek, toksik maddelerden arınmak, sigara ve alkol kullanmamak oldukça önem taşımakta. Bunun yanı sıra genetiğin yumurta ve sperm kalitesi için çok önemli olduğu unutulmamalı.

*Değerli bilgileri için Prof. Dr. Aygül Demirol’a teşekkürlerimizle…