Bol Su İçin!

0
1

bir bardak limonlu su

Güneşin cazibesine karşı koyamayarak plajda saatlerce güneşlenmek, önlem almadan sokaklarda gezmek hayati bir tehlikeyi de beraberinde getiriyor; Güneş çarpması!

Halsizlik, bulantı, baş ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteren güneş çarpmalarına karşı, Waternet Sağlıklı Yaşam Uzmanı Diyetisyen Canan Aksoy, suyun önemine dikkat çekiyor.

“Sıvı kaybı ve artan hava sıcaklığı sonucu vücut ısısının yükselmesi, güneş çarpmasının en önemli nedenleri arasındadır. Yaşamın devam edebilmesi için oksijenden sonra en çok ihtiyaç duyulan madde Su’dur. Susuz ancak birkaç gün yaşanabilir. Bir yetişkinin ortalama vücut ağırlığının yüzde 55-75’i sudan oluşur. Vücut ağırlığının yüzde 10’undan fazla sıvı kaybı, halsizlik ve güneş çarpmasına sebep olur. Yüzde 20 kayıp ise, hayati tehlike oluşturur. Su aynı zamanda derinin nemliliğini ve vücut ısısının dengesini de sağlar. Bu nedenle vücut ısısının kontrolü için yeterli su tüketimi oldukça önemlidir. Vücut ısısı çok yükselirse; kramp, sıcak bitkinliği ve güneş çarpması oluşur. Güneş çarpması da acil tedavi gerektiren tehlikeli bir durumdur.

Yaz aylarında suyun yerini tutmayan soğuk içecek tüketiminin artması ya da su içme alışkanlığının olmaması gibi sebepler güneş çarpması riskini artırır. Sıcak ve nemli havalarda sıvı kaybı fazla olduğundan, kaybedilen sıvının mutlaka yerine konulması gerekir. Su içmek için susamayı veya terlemeyi beklememek gerekir.

Bir başka önemli nokta da, içtiğimiz suyun yeterli olup olmadığıdır. Bunu anlamak için herkesin kolaylıkla takibini yapabileceği iki yöntem vardır;

  • Günlük su ihtiyacı, günlük alınması gereken kaloriye göre hesaplanır. Alınan her kalori için 1-1.5 ml su tüketmek gerekir.
  • Yeterli su alıp almadığınızın en iyi kontrolünü, idrar çıkışlarınız üzerinden yapabilirsiniz. Eğer idrar miktarınız az ve rengi koyu ise daha fazla sıvı tüketmeniz gerekir. İdrarın rengi açık sarı olana kadar da sıvı tüketimi devam etmeli. Günde 6-8 kere açık sarı renkte idrar çıkışınız varsa, yeterli su tüketiminiz de var demektir.

Vücut ısısının 40 derecenin üzerine çıkması ile oluşan güneş çarpması; cilt kuruluğu, kızarma, bulantı, nabız artışı, kramp, güçsüzlük, baş ağrısı ve bayılma gibi belirtilerle kendini gösterir. Kalp ve tansiyon hastaları, böbrek hastaları, beş yaş altı çocuklar, hamile ve emziren kadınlar, 65 yaş üstü kişiler, sporcular ve açık havada çalışanlar için güneş çarpması daha büyük tehlikeler arz eder. Sıcak havalarda dışarıda spor yapan kişilerin su tüketimine dikkat etmesi, sıcak yerlerde çalışan kişilerin de, güneş çarpması ile aynı belirtilere sahip olan sıcak çarpmasına karşı önlem almaları gerekir.

– Direkt güneş ışınlarına maruz kalmayın.

– Açık renkli kıyafetler tercih edin.

– Güneş ışınlarından koruyacak şapka, güneş gözlüğü kullanın.

– Güneş koruyucu kremler sürün.

– Egzersizleri sabah ve akşam saatlerinde yapın.

– Kapalı alanların havalandırılmasına dikkat edin.

– En önemlisi, kaybettiğiniz sıvıyı yerine koyacak şekilde yeterli ve sağlıklı su için.

Alınan tüm önlemlere rağmen güneş çarpması yaşandığında, hastayı sağlık kuruluşuna götürmeden önce yapılması gereken ilk yardım şu şekildedir; Güneş çarpması görülen hastayı serin bir yere yatırarak, hastanın hem dinlenmesini hem de sakinleşmesini sağlayın. Kıyafetlerini çıkartarak serinlemesine yardımcı olun. Soğuk suya sokun ve eğer bilinci açık ise su içirin. Terleme ile kaybedilen sıvıyı yerine koymak için bir litre suya, bir çay kaşığı karbonat ve bir çay kaşığı tuz ekleyin. Bu karışımın yerine maden suyu da tercih edebilirsiniz. Bu işlemlerle hastanın vücut ısısını hızlıca düşürün ve ardından hastaneye götürün.”